Zaman geçmiyor diye bas bas bağırırken şimdi zamanın sular seller gibi akıp geçtiğine sitem etmek olmaz okuyucu :) ama tam da bu durumdayım 20. haftadan sonra bayır aşağı salınıyorum sanki. Sabırsızlığım ve bal damlama kavuşma arzum tavan yaparken bir yandan da şunu yapmamız lazım, daha bu alınacak, bu da araştırılacak nidalarıyla başlıyor her bir cümlem. Nasıl ballı telaşlar bunlar..
Piremsesim de en az benim kadar sabırsız şu günlerde tıpkı çocuk gürültüsüne katlanamayan komşular gibi tek fark tavan yerine karnımı tık tıklıyor oluşu :) Gadın oraya yaslanma, yok yok sol da olmadı, azcık şuradan da gaktırayım, heeh şimdi oldu ferah ferah diye düşündüğüne yemin edebilirim. Sevimli komşumu hep rahatsız edesim geliyor azizim, biraz daha büyüsün eminim o tepikler yerini koca koca tekmelere bırakacak ve az da acıtmayacak. Haklı ama ben onu darlarken iyiydi ya :) Ana kız didişmelerimize de start veriyoruz böylelikle. Bu da tarihe geçsin ^.^
Annesinin gribini saymazsak çok şükür sağlığımız yerinde, boğazlarıma fazla inmeden atlatıyorum inşallah. Normalde her grip ya da soğuk algınlığında faranjit olurdum, maşallah diyeyim kızımın aşkı ile bu sene çabucak atlatıyorum. Umarım böyle devam ederiz. Geçen hafta aşı olmaya gideceğimi yazmıştım, gittim ama hasta olduğum için aşının daha çok etkileyeceğini, ateş yapabileceğini, bu durumun gribi atlatmamı da güçleştireceğini söyledi hemşiremiz ve bu haftaya kaldı. 2 gün önce vuruldum, gece baş ağrısı yaptı ve hala kolumu kaldıramıyorum desem yeridir. Nasıl kuvvetli bir aşıymış o.. Yine de şükür ateşsiz atlattım.. Bir de gribi babamıza bulaştırmasaydım iyiydi :( Kıyamam bir anda hastalandı ve 2 gün raporluydu. Karı koca birbirimize bakmaya çalıştık, biraz körler sağırlar birbirini ağırlar misali oldu ama gurbette olunca yapacak bir şey yok. Çorbalar benden servisler ondan idare ettik :) İmecesini sevdiğim aşk ;)
Bebekler doğduğunda vücudundaki tüm kaslarının mükemmel şekilde çalışıyor olabilmesi için içeride düzenli olarak egzersiz yapıyorlarmış. Bizim oynama dediğimiz kıpırdanmaların sebebi aslında buymuş. Ne kadar harika bir düzen, nasıl mükemmel bir işleyiş.. İnanmak için bebeğin oluşumu, gelişimi, doğuşunu düşünmek yeterde artar bile..
Bebeğimin kalp kası gelişmeye devam ediyor, bir de minik diş tomurcukları oluşmaya başladı. Maşallah kuzuma, canımın içi yavrum yavru kuşum :* Bu hafta en çok sevindiğimiz şeylerden biri de kızımın dışarıdaki sesleri duymaya başlıyor oluşu :) Murat'ın beni ne zaman duyacak kıskançlıkları artık yerini baba kız muhabbetlerine bıraktı. Doğduktan sonrasını hayal ediyorum da, büyüdükçe bıcır bıcır babasının tepesinden inmeyen bir kızçe :') Allahım sağlıkla o günleri görmeyi nasip etsin inşallah.
Yine çok uzattım son bir cümle ve bitireyim :) Artık hamileliğim dışarıdan iyice belli olmaya başladı. İnsanların o tatlı gülümsemeleriyle karşı karşıya kalmak mutluluğuma mutluluk katıyor. İyi ki varlar mutlu göbekler :'))
Hep sevgiyle ^.^


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Merhaba, bloguma hoş geldiniz :) Değerli yorumlarınızı esirgemediğiniz için teşekkür ederim ♥
Daha fazlasını yazmak isterseniz mail atabilirsiniz ♥
gozdeanne@gmail.com