18 Nisan 2016 Pazartesi

Yıllanmış Anneden Notlar #2

İlk yazımı okumadıysanız önce buradan onu okumanızı öneririm ^^

Nasıl her anne adayının hamilelik dönemleri birbirinden farklı ise, bebek büyütürken de kesinlikle tek bir doğru yok. Hatta bir annenin her hamileliği bile aynı değilken bebekleri/çocukları tek bir doğru ile büyütmeye, yetiştirmeye çabalamak deli saçması. Başta bunu aklımızdan çıkarmamalıyız ki çocuklarımızı başka çocuklar ile kıyaslayıp kendimizi de çocuğumuzu da üzmeyelim ya da kendi çocuğumuzun yaptığını bir başkasının yapamadığını gördüğümüzde kendimizi şapşahane anne edalarına sokup karşımızdaki anneyi eleştirme ve üzme hakkını kendimizde görmeyelim.

Bizler küçükken mahalledeki bilmem kim teyzenin küçük çocuğuyla, akrabamız falanca amcanın yeğeniyle, en yakınımız kardeşimizle kıyaslandık durduk. Belki de şu an toplumumuzun içinde bulunduğu yarışma/yarıştırma psikolojisinin temelleri o zamanlar atıldı belki de çok daha öncesi öyle değil mi. Siz hoşlanır mıydınız olumlu ya da olumsuz sürekli birileriyle kıyaslanmaktan? Peki şimdi kendinizi ve evladınızı neden başka bireylerle kıyaslıyorsunuz? Kıyaslamakla kalmayıp üzülüyor, dolu dolu geçirmeniz gereken tekrarı olmayan anları böylesine heba ediyorsunuz?

Önceleri aman içi seni dışı beni yakar, onun da ne olduğunu biliyoruz deyip içinizi rahatlatırdınız belki yakın çevrenizle kıyaslandığınızda. Ya şimdi? Şimdi durum çok daha vahim. Çünkü sosyal medya denen sanal bir gerçek var. Sadece gördüğünüz kadarını biliyor, sadece size gösterilen kadarına inanıyor ve kendinizi çok daha kötü hissediyorsunuz. Çünkü tanıdığınızı gerçek sanıp, heves ettiğiniz şeyleri özendiğiniz insanları gözünüzde çok fazla matahlaştırıyorsunuz.

Evet, bu kadar uzun girişin sebebi 'KI-YAS-LA-MA-YIN' demek içindi. Benim anneliğimin yapı taşlarından olur bu nokta!
Bu demek değil ki ben kıyaslama sınırlarında dolanmadım hiçbir zaman. Bu toplumda büyüdüğüme göre, huyundan suyundan kapmıştım elbet. Ama bu girdaba kapılmama sebebim de, pek çok kez bahsettiğim ve en sevdiğim yönlerimden biri olan çok okumam, çok araştırmamdı. Ben gördüğüme duyduğuma kapılmak yerine, araştırmayı, a-b-c planları oluşturmayı, bu kadarı yetmediğinde yine araştırmayı seçtim. Tabii ki danıştım, tabii ki tecrübelerden faydalanmayı ihmal etmedim ama tek bir doğru olmadığını, sana/senin çocuğuna iyi gelenin bana uymayabileceğini aklımdan çıkarmadım.

Seninki çok yer benimki az, seninki az uyur benimki çok, seninki oyuncaklarla oynar benimki kablolarla terliklerle, seninki boyama yapmayı sevmez benimki elinden kalem düşürmez, seninki herkese el sallar benimki kafasını çevirir, seninki gezmeyi sever benimki parkta oynamayı, seninki aktivite yapmayı sever benimki dışarıda aktif olmayı, seninki erken yürür benimki geç, seninkinin dişi çıkmamıştır henüz benimki 6 aylıkken çıkarır, seninki 6 aylık emekler 15 aylık yürür benimki emeklemez 12 aylık yürür... Sen ben, sen ben, seninki benimki, kamşununki teyzeminki, arkaşımın kızı, kardeşimin oğlu... Ooof okurken bile daraldın değil mi ben de yazarken! Hele ki düşünürken, beyin durmuyor, üzerine ekliyor da ekliyor, bu girdaba dalmayagör bir kere... Şimdi derin nefes al, arkana yaslan ve yavrunun gelişine ne kadar mutlu olduğunu hatırla. Şimdi sıfırla her şeyi ve başlangıç noktasına, kucağına aldığın mis kokusunu içine çektiğin ilk ana geri dön.

İşte tavsiye ise sana benden en büyük tavsiye bu olsun sevgili okur; kendine güven, çocuğun için en mükemmel olan annenin sen olduğunu unutma -ötesi hayatta mükemmellik kavramının bile göreceli olduğunu aklından çıkarma- , kendini eksik hissedip günlerini evladına da kendine de zehir etme, çocuğunu eksik görüp duygusal yaralar açma, örseleme, her şeyden önce senin sevgine ihtiyacı olduğunu unutma. Ve şunu bil herkes mutlu olmak için yaşıyor, herkes mutlu olduğu anları ölümsüzleştirmek istiyor ve çok az insan üzgün olduğu - bebeğinin huysuz olduğu - kendisini yetersiz hissettiği anları paylaşıyor, çok büyük bir kesim mutluluğunu paylaşmaktan yana bu yüzden kimseye imrenme, seni yargılamalarına müsade etme, bebeğin ve sen sağlıklıysan mutlu olmaman mutlu etmemen için hiçbir sebep yok.

Güneş her gün yeniden doğuyor, her karanlığın sonu aydınlığa çıkıyor. Yanlış yaptığını düşündüğün, içini kemiren o konu için bugün yeni bir başlangıç yap. Hiçbir şey dönülmez değil sağlık olduktan sonra...

Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler kitabında Tracy Hogg bebeklerde 5 karakter yapısından bahseder ve günlük hayatta bu karakterlerdeki bebeklerin davranışlarını beslenme, aktivite, uyku ve huy başlıkları altında inceler. Henüz okumamışsanız kitabı edinmenizi öneririm.

(Yazı dizisi devam edecek sevgili anne, deneyimlerini - başından geçenleri - değinmemi istediğin konuları yorum bırakmayı unutma. Daha fazlası var dersen mailim gozdeanne@gmail.com)

Hep sevgiyle, Gözde Anne ^.^

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Merhaba, bloguma hoş geldiniz :) Değerli yorumlarınızı esirgemediğiniz için teşekkür ederim ♥
Daha fazlasını yazmak isterseniz mail atabilirsiniz ♥
gozdeanne@gmail.com